Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Geçmişe Yolculuk…

Geçmiş çok güzeldi, o eski günlere gitmek istemiyorum diyen bir kişiye rastlayamazsınız şu günümüzde. Öyle güzel günlerdi ki, tadına doyum olmazdı. Yalan yok, dolandırıcılık yok, hırsızlık yok. İşte o eski günlerde neler yapılırdı sizler için sıraladık.

Geçmiş çok güzeldi, o

*Çocuklar doğduğunda telefon başvurusu yapılırdı. (Telefon sırası 8-10 yılda gelirdi, telefon rehberinde ismimizi arardık, yakınlarımızın ismini arardık, gördüğümüzde çok sevinirdik.)
* Telefonun ve radyonun üzerine elde örülmüş dantel örtüler serilirdi.
* Gaz ocağı ve ahşap çatılı tel dolabımız vardı. Annem, tıkanan gazocağını, ucunda kılcal tel olan bir aletle açmaya çalışırken kendi kendine söylenirdi.
* Banyoda o zamanın çok meşhur sobası vardı ve tuhaf bir yakacakla ısıtılırdı.
* Bazen odada sobanın yanında leğen içinde kafamıza tası vura vura yıkardı annelerimiz.
* Naylon terlikler çıkmadan önce tuvalette takunya bulunur, ve herkesin ayağına olması için en büyük numara seçilirdi.
* Okul kapısında Ayva, Şam Tatlısı, Macun Şeker, Susamlı Şeker, Pamuk Helva, Kestane satılırdı. 5 kuruşa ince bir dilim Şam Tatlısı alırdık.
* Renkli patiskadan dikilme beli lastikli külotlarımız vardı. Artık yünlerden örülen fanilalara, nazardan korunmamız için muska takarlardı !!
* Okul açılacağı zaman Sümerbank ayakkabıları alınır, çok sevdiğim modeller için de bayramı beklememiz söylenirdi.
* Bayramlarda, kıyafetlerimiz ve yeni ayakkabılarımız başucumuzda dururdu. Bazılarımız koynuna alır, yatardı.
* Uyduruk oyuncaklarımız vardı. Hatırlı bir kişiden çok güzel bir oyuncak araba veya bebek geldiği zaman, bozulmaması için kaldırırlır, bize verilemezdi !! Biz ona o bize bakardı.
* İlkokulda sepet kadar kurdele takardık. Ne kadar kabarık ve büyük olursa o kadar makbuldü. 2 kafa gezerdik !!
* Babalarımızın gömlek yakaları, bizim okul yakalarımız pazar akşamları kolalanırdı.
* Genellikle herkes pazar günleri yıkanırdı!! banyo kazanı merasimle yanar, banyolar yapılır çamaşırlar yıkanırdı.
* Filmler, sokak sokak dolaşan arabalardan bağırarak duyurulur, reklamı yapılırdı.
* Sokaklardan, yoğurtçu, yorgancı, kalaycı, dondurmacı, eskici, bileyci , sülükçü(!!) geçerdi.
* 25 kuruşa Bisiklet kiralar, ”şans kader kısmet talih niyet 5 kuruuş” diye bağıran ve yuvarlak delikleri kazıtarak ilkel piyango çektiren çocukların peşine Fareli Köyün Kavalcısı gibi takılırdık.

* Herkesin en güzel ve en büyük odası misafir odası olarak ayrılır, kapısı kapatılırdı. Sonra da tüm aile küçük bir odaya tıkılınır, hayat geçirilirdi.
* Radyo en kıymetli eğlencemizdi. Orhan Boran ve Yuki kaçırılmazdı . Uğurlugil ailesindeki Arap Bacı’ya herkes hayrandı.
* İlkokulda okuma bayramı, hediye kurdele bilmezdik. Herkes okurdu, kimse de bayram etmezdi.
*Aşı olunacağı zaman tek iğne ile neredeyse koca sınıf bitirilirdi. Aids henüz çıkmamıştı, eşcinsellik duyulmamıştı.
*Okulda, Kürt ,Türk, Ermeni, Yahudi, köylü, şehirli bilmezdik. Kimse kimseye böyle garip soru sormaz, merak dahi edilmezdi.
*Herhangi bir sebeple götürülen hediye paketini açmak , geleneklerimize aykırıydı, ayıptı. Misafir gidince ilk iş onu açmak olurdu.
* Misafirlikte ne kadar aç olursanız olun, ikram tabağındakileri bitirmek de ayıptı. Görgülüler bir lokma mutlaka bırakır, görgüsüzler hepsini yerdi.
* Dondurma mayıs sonunda çıkar, annem temmuza kadar izin vermezdi.
* Erkek çocuklar misket, kuka, bezden yapılmış topla futbol oynarlar, kızlar daha çok ip atlarlardı.
* Kız ve erkek çocukların en sevdiği oyun Saklambaç ve 7 adet kırık testi parçasının üst üste konularak önce topla yıkılıp sonra tekrar dizilmesi suretiyle oynanan Dalya diğer adıyla dombik bir başka adı ise 7 kule oyunu idi.

* Sokakta oynarken en sevdiğimiz yiyecek, bir dilim taze ekmek üzerine sana yağı ve toz şekerdi. Bazen ekmeğin içine salça sürülür öylece yenirdi.
* Külotlu çoraptan önce tüm kadınlar jartiyer kullanır, yaşlılar, baldırlarına lastik takardı.
* Fotoğraflarda gülmek laubalilikti. Pek çok kişinin düğün resimleri cenaze törenlerini andırırdı. Ağır, vakur ve ciddi olmak önemliydi. 36 pozluk fotoğraf makineleri vardı, poz harcamadan önce defalarca uyarılırdı aman ha fazla poz harcama kaç poz kaldı gibisinden. Hele son pozlara yaklaşıldığında 3 poz kaldı haberiniz olsun uyarısı halen kulaklarımızdan gitmez.
* Anneler, vapurda, trende, otobüste rahatlıkla bebek emzirirlerdi.
* Çarşıda, pazarda anne ve babamızdan bir şey istemek ayıptı. Ancak sorulursa yanıtlardık. Canımız istediği halde çoğunlukla da red ederdik.
* Defter-kitap kaplama kağıtları ya kırmızı ya da mavi olurdu.

*Gazete kağıtlarından kese kağıdı yapar, undan yapılmış tutkalla yapıştırırdık.
* ‘Bir maniniz yoksa annemler bu akşam size gelecek ‘ bir teklif değil, bir kararın iletilmesi gibiydi. Bu soruya ‘hayır’ demek mümkün değildi, adetlerimize göre ayıptı. *Önemli bir program varsa (bilet, başka ziyaret vs) derhal iptal edilir, aile telaş yumağına dönerdi…!!!

Eskiden banyo ritüeli
Eskiden banyo ritüeli
Stres Bileziği
Stres Bileziği
Traş makinesi
Traş Makinesi
Milli Perdemiz
Milli Perdemiz